Sanatçılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sanatçılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2013 Perşembe

Rafet El Roman Kimdir? Biyografisi

Rafet El Roman (Rafet Yaşdut), 25 Ağustos 1968 yılında doğdu. 1970 yılında ailesi Almanya'ya işçi olarak gittiğinde yedi yaşına kadar Uzunköprü Ömerbey köyünde anneannesi ile birlikte yaşadı. Birinci sınıfı köyde okuduktan sonra Almanya'ya ailesinin yanına gitti. Öğrenimini Almanya’da tamamlayan Rafet El Roman, on altı yaşında şarkı sözleri yazıp beste yapmaya başladı. Bu kadar ünlü olmadan önce bir süre Müezzinlik yapmıştır.


1988'de ilk sahne çalışmalarına başladı. 1992 yılında Saarlaendischer Rundfunk Radio Kurumu tarafından Almanya'da "Yılın En İyi Yeteneği" seçildi. 1994 yılında Frankfurt Kültür Festivali'nde Media Artist Award – Medya Sanat Ödülü aldı. 1995'de Türkiye'ye gelerek ilk solo albümünü çıkardı.Gençliğin Gözyaşları adlı albüm bir milyonu aşan satış rakamlarına ulaştı. 1997 yılında En Güzel Günler Senin Olsun adıyla ikinci albümünü çıkardı. 1998′de Avrupa'da ilk solo albümü piyasaya çıktı. 1998 yılında Propaganda filmi ile Kemal Sunal, Metin Akpınar gibi oyuncularla birlikte başrolde oynadı. 1999'da Hayat Hüzünlü adlı üçüncü albümüyle yine büyük bir başarı yakaladı. 2000 yılında Rafet El Roman, Mehmet Ali Erbil ile 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası şampiyonası için Türkiye Millî Futbol Takımı'na yazdığı "Bir Gol Daha" şarkısını seslendirdi. 2000 yılında Dar Alanda Kısa Paslaşmalar adlı sinema filminde Müjde Ar ile birlikte başrolde oynadı. Rafet El Roman, yine 2000 yılında kurduğu RER Müzik adlı müzik prodüksiyon şirketiyle müzik piyasasına yeni isimler kazandırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, hayatı sinema ve müzik üzerine kurulan Rafet El Roman'ın en büyük hedefi, senaristliğini ve yönetmenliğini yapacağı bir film projesini hayata geçirmek. 2001 yılında Aşkın Nur Yengi ile, söz ve müziği kendisine ait olan "Peşindeyim" adlı şarkıda düet yaptı. 2001 yılında Hanımeli adlı dördüncü albümünü çıkardı. 2002 yılında, beşinci albümü 5 NR Aşk adlı albümünü hayranlarının beğenisine sundu. 2004 yılının yaz aylarında, Sürgün adlı altıncı albümünü yaptı ve bu albümle çok büyük bir satış grafiği yakaladı (730 bin), albüm içinde bulundurduğu birçok hit şarkıyla 2004 yılının en beğenilen albümlerinden biri oldu. 2005 yılında, Kalbimin Sultanı adlı yedinci albümünü, onuncu sanat yılı şerefine müzik severlerin beğenisine sundu, album ilk çıktığı hafta büyük bir satış grafiği yakalayarak listelerin bir numarası oldu. Müyap tarafından "Yılın En Çok Satan Albümü" (690 bin) ödülünü, "Altın Kelebek" ve "Popsav" tarafından da "Yılın En Başarılı Pop Sanatçısı" ödüllerini aldı. 2006 Gönül Yarası albümü çıktı, bu albümü ile de başarısını devam ettiren Rafet El Roman, Müyap tarafından "Altın Ödül"e layık görüldü. 2008 yılına Bir Roman Gibi adlı albümünü piyasaya süren Rafet El Roman büyük başarı topladı. Aynı albümde Yusuf Güney'le seslendirdiği "Aşk-ı Virane" (1 milyon 270 bin kez internet uzerinde resmî kaynaklardan indirilmiştir.) adlı parçasıyla listeleri alt üst eden Rafet El Roman, aynı parçayla Kral TV Müzik Ödülleri'nde "Yılın En İyi Şarkıcısı" ödülünü de kazandı. 2011 yılında ise Rafet El Roman, Sevgiye Zaman Veradlı albümünü piyasaya çıkarmıştır.

Albümler

1995 – Gençliğin Gözyaşı (12 Ağustos 1995)
1997 – En Güzel Günler Senin Olsun (15 Ekim 1997)
1999 – Hayat Hüzünlü (15 Mayıs 1999)
2001– Hanımeli (3 Ocak 2001)
2002 – 5 NR AŞK (28 Nisan 2002)
2004 – Sürgün (01 Haziran 2004) (Müyap: Diamond)
2005 – Kalbimin Sultanı (10 Haziran 2005) (Müyap: Diamond)
2006 – Gönül Yarası (26 Haziran 2006) (Müyap: Altın)
2008 – Bir Roman Gibi (30 Haziran 2008) (Müyap: Altın)
2011 - Sevgiye Zaman Ver (Nisan 2011)
2012 - Senden Sonra (Şubat 2012)2013 - Yadigar (14 Mayıs 2013)

Filmografisi

2007 – Senin Uğruna (Kemal) (2007)
2002 – Asayiş Berkemal (2002)
2000 – Dar Alanda Kısa Paslaşmalar (Serkan) (2000)
1999 – Propaganda (Adem) (1999)

2 Temmuz 2013 Salı

Beyazıt Öztürk Biyografi – Beyazıt Öztürk Kimdir?

Türk şovmen, talk-show programı sunucusu, komedyen, aktör, radyo programcısı. Üniversite yıllarında heves ettiği radyo programı sunuculuğundan, modern kültürün yeni eğlence stillerinden biri haline gelen stand-up’çılığa ve oradan televizyon ekranlarına sıçrayan ilginç bir kariyere sahip olan Öztürk; ironik bir biçimde “r” harfini telaffuz edememesine rağmen program sunuculuğu yapmış ve beklenilenin aksine oldukça büyük ilgi görmüştür. Eğlence ve komedi unsurlarına ağırlıklı olarak yer verdiği talk-show’unu yıllardır sürdürmekte ve popüler kültürün bir parçası olmasına rağmen, değişmeyen çizgisiyle Türk halkından büyük beğeni toplamaktadır. Sahne ve televizyon hayatının başlangıcından beri “Beyaz” takma adını kullanmaktadır.

Beyazıt Öztük, 12 Mart 1969 yılında Bolu’da, memur bir ailenin ikinci oğlu olarak dünyaya geldi. Babasının polis olması nedeniyle, ilk ve orta öğrenimini Anadolu’nun farklı illerinde tamamladı. O zamanlar iki aşamalı olarak yapılan üniversite giriş sınavının ilk aşamasını geçip ikincisini kazanamayınca, resim yeteneğini değerlendirebileceği düşüncesiyle güzel sanatlara yöneldi. Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Seramik-Heykel bölümünü kazandı. Aynı zamanda lisanlı basketbolcu olan Öztürk, üniversite eğitimini sürdürürken, bir yandan da radyo programcılığıyla ilgilenmeye başladı. Özel televizyon kanallarının ve radyoların sayısının hızla arttığı bir dönemde, ev arkadaşıyla birlikte Eskişehir radyolarında çalışmaya başladı. Ancak “r” harfini telaffuz edememesi nedeniyle, sunuculuk isteği reddedildi ve sadece program hazırlamakla yetindi. Yine de kuralları aşarak sesini dinleyicilere ulaştıran Öztürk, farklı ve esprili tarzıyla beğeni topladı. Sonrasında, ev arkadaşının kurduğu “Genç Radyo”da program sunmaya devam etti ve arkadaşlarıyla birlikte, siyasi içerikli bir mizah dergisi olan “Gına”yı çıkarmaya başladı. “Beyaz” takma adını ilk defa bu dergi için çizdiği karikatürlerin altında kullandı. Eskişehir’de geçirdiği bu dönemde, iki heykel, iki seramik, bir karikatür sergisi açan Öztürk, son olarak da bir karma seramik sergisine katıldı.
Ömer Karacan’ın kurduğu Radyo Klas’tan gelen teklif üzerine, amatör radyocunun yolu İstanbul’a düştü. Burada, “Gece Tavuğu” adlı bir programıyla profesyonel yayıncılığa başladı ve geniş bir dinleyici kitlesi oluşturdu. Yine Karacan tarafından, 1995′te kurulan Number One TV’ye geçen Öztürk’ün yıldızı burada parladı. Webcam aracılığıyla stüdyodan, “Beyaz” adıyla canlı yayın yapmaya başladı. Programında yüzünün görünmediği, karanlık bir silüetten izleyiciye seslendi ve büyük ilgi gördü. 90′lı yılların ortalarında, kariyerinde radyoculukla başlayan bu süreç, televizyon programları ve stand-up şovlarıyla devam etti.

Number One TV’de geçirdiği uzunca bir zamandan sonra, başka bir televizyon programı için Kanal 6′ya geçti. Ancak, Beyazıt Öztürk’ün adının ülke çapında bilinir hale gelmesinin nedeni olan asıl program, -günümüzde de halen yayınlanmakta olan- “Beyaz Show”dur. Bir “talk-show” niteliğinde olan programın ilk konukları, Hande Ataizi ve Yılmaz Erdoğan’dı. Beyaz Show, komedi ve eğlence unsurlarını da içermesiyle Türk halkı tarafından büyük beğeniyle karşılandı. İlk olarak Kanal D’de yayınlandıktan sonra Star TV’de ekranlara gelmeye başladı. Televizyon çalışmalarının yanı sıra 1999 yılında, “Gemilerde Talim Var” adlı bir de türkü albümü çıkardı. Öztürk, birçok televizyon kanalında farklı programlar da sundu. TRT’de 5+1 Şans Topu ve Kanal D’de “Aileler Yarışıyor” adlı yarışma programının sunuculuğunu yaptı. Bu arada ilk göz ağrısı olan radyoculuktan vazgeçmeyerek, Best FM ve Radyo D’de program yapmaya devam etti.

1997 yılında, yapımcılığını Atıf Yılmaz’ın üstlendiği, Haluk Bilginer ve Türkan Şoray’ın başrolünü paylaştığı “Nihavend Mucize” adlı filmde oynayarak, sinema sektöründe de yer almaya başladı. 2002′de Kanal D’de yayınlanan “Biz Size Aşık Olduk” adlı dizide Cem rolüyle ve 2004′te yine aynı kanalın “Karım ve Annem” dizisinde Levent rolüyle ekranlarda karşımıza çıktı. Birçok reklam ve müzik klibinde oynamasının yanında, Aktüel dergisinde, “Kardan Adam” adını verdiği bir köşe için makaleler yazmaya başladı.

2005 yılında, “O Şimdi Mahkum” adlı filmdeki rolünün ardından, yine aynı yıl, Haluk Bilginer’le birlikte “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?” filminde, tam anlamıyla oyunculuk yeteneğini sergileme fırsatı buldu. Bu filmdeki performansıyla, Sadri Alışık adına düzenlenen sinema ödüllerinde, “En İyi Erkek Oyuncu” dalında ödüle layık görüldü. 2006 yılında Öztürk, NTV’de, Kadir Çöpdemir ile birlikte “Biri Bana Anlatsın” adlı sohbet programını hazırlayıp sunmaya başladı.

2006 yılında bir anjiyo ameliyatı geçiren Beyazıt Öztürk, 13. yılını dolduran “Beyaz Show” ile “Biri Bana Anlatsın” programlarını halen sunmaya devam ediyor. Şov programının bünyesinde, youtube muadili bir yapım olan, “pikniktube” adlı bir internet sitesini de yürütüyor.

Yasemin Yürük Kimdir? Biyografisi

Yasemin Yürük, 1986 yılında İstanbul'da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümü'nde ortaöğretim ve liseyi bitirdi. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümü'nde Klasik Bale eğitimini sürdürüyor.

Atatürk Kültür Merkezi Çocuk ve Gençlik Balesi'nin sergilediği oyunlarda üç yıl boyunca rol aldı. Özel şan ve piyano dersleri aldı. Reklam jingle leri seslendirdi. Tiyatro dersleri aldı.

Yasemin Yürük, Hepsi Grubu üyesidir.

Yüksek Sadakat Kimdir?

Şarkı yazarı ve bas gitarist Kutlu Özmakinacı tarafından 1997 yılında ‘Filinta’ adıyla temelleri atılan ‘Yüksek Sadakat’ grubu kendi adını taşıyan ilk albümlerini Ocak 2006'da DMC etiketiyle piyasaya çıkardı.



Vokalde Cemil Demirbakan, tuşlu çalgılarda Uğur Onatkut, gitarda Serkan Özgen, bas gitarda Kutlu Özmakinacı ve davulda Deniz Alemdar’dan oluşan kadrosuyla kaydedilen albümdeki  ‘Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer’ adlı şarkı, kısa sürede bütün ulusal radyolarda 1 numaraya yükseldi ve 2006 yılında Nielsen Music ölçümlerine göre Türkiye radyolarında en çok çalınan parça oldu.



Grup müziğinde rock’ın farklı dönem ve alt türlerine ait unsurları Türk coğrafyasına mal olmuş müzikal motiflerle birleştirirken, bunu yaparken rock’ın enerjisini kaybetmemeye de özen gösteriyor.



Yüksek Sadakat’in Nisan 2005’te Doruk Müzik stüdyosunda grubun klavyecisi Uğur Onatkut tarafından kaydedilen albümünün miksaj ve mastering’ini Cem Büyükuzun yaptı. Albümdeki parçaların hepsinin söz ve müziği Kutlu Özmakinacı’ya düzenlemeleri ise gruba ait.



Albümün çıkışıyla birlikte bütün dikkatleri üzerine çeken Yüksek Sadakat, 2006 yılında 60’a yakın konser verdi. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Antalya, Adana, Çanakkale, Bursa, Bodrum, Adana, Kayseri, Trabzon, Zonguldak, Edirne, Gaziantep ve Kıbrıs gibi yerlerde konser veren grup, katıldığı sayısız rock festivali haricinde dünyanın en gözde festivallerinden biri haline gelen Rock'n Coke 2006’ya dahil oldu ve ana sahneyi Muse ve Placebo gibi gruplarla beraber paylaştı.



2006 sonunda Deniz Alemdar’ın gruptan ayrılması sonrasında Türkiye’nin en tanınmış Rock davulcularından Alpay Şalt gruba dahil oldu.



Grup geçen zaman içinde hayran kitlesini çığ gibi arttırarak Altın Kelebek 2005 TV Yıldızları Yarışması'nda  En İyi Çıkış Yapan Grup ödülü dahil, 'Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer' ile Boğaziçi Üniversitesi'nden Yılın Şarkısı, İstek Vakfı Özel Anatur Oğuz Lisesi'nden Yılın En Başarılı Grubu ve Kemal Sunal Kültür ve Sanat Ödülleri’nde Yılın En İyi Çıkış Yapan Rock Grubu ödülü olmak üzere 15’e yakın ödül aldı.



İlk olarak ‘Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer’, ardından ‘Kafile’ ile radyo ve televizyonlarda
1 numaraya kadar yükselen ve bu albümde en çok sevdikleri parça olan ‘Akılım İplerini Saldım’a çekti. Ünlü film ve dizi yönetmeni Çağan Irmak’ın bir süredir üzerinde çalışmakta olduğu ve 13 bölümden oluşan ‘Kabuslar Evi’ dizisinde kullanmak istediği ‘Aklımın İplerini Saldım’, konseptle bütünleşerek video klip haline getirildi ve tüm TV’lerde gösterildi.

Yüksek Sadakat, 2007 Mayıs ayında Mercedes - Travego Firarda turnesine çıktı. 9 şehir ve 9 üniversitede yapılan 120.000’e yakın öğrenci karşısında muhteşem konserler verdi.



Geçtiğimiz Ekim ayında vokalist Cemil Demirbakan’ın gruptan ayrılmasının ardından, Türk Rock Müziği'ne yıllardır gönül veren ve bugüne kadar MFÖ, Bulutsuzluk Özlemi, Yavuz Çetin, Mehmet Güreli, Fuat Güner, Akın Eldes, Taner Öngür, Ayşe Tütüncü de dahil olmak üzere bir çok  sanatçı ve grupla çalışmış, sesi ve güçlü sahne perfomansıyla tanınan müzisyen Kenan Vural gruba dahil oldu.


Konserlerine devam eden Yüksek Sadakat, hayranlarından gelen yoğun istek üzerine bütün radyoların favori parçası haline gelen ‘Döncekesin Diye Söz Ver’i 4. klibi olarak belirledi.



Bir yandan konserlerine devam eden Yüksek Sadakat, bir yandan da ikinci albümü için yeni vokalisti Kenan Vural ile stüdyo çalışmalarına başladı. Yine Kutlu Özmakinacı söz ve bestelerinden oluşacak yeni albümün düzenlemeleri ise tüm grup tarafından yapılıyor.

Vokalde Kenan Vural, gitarda Serkan Özgen, basta Kutlu Özmakinacı, klavyede Uğur Onatkut ve davulda Alpay Şalt’dan oluşan Yüksek Sadakat’in ikinci albüm adının
‘Katil ve Maktül’ olması düşünülüyor. Albüm, 2008 yılı başlarında piyasada olacak.

Yücel Arzen Kimdir? Biyografisi

Uzun yıllardır müzikle içiçe yaşayan Yücel Arzen, yaptığı bestelerle müzik severlerin yüreklerine dokunmayı başarmış, usta bir müzisyen.

Müzik severler bugüne kadar onu daha çok AH LE YAR’ ın bestecisi olarak tanıdılar ancak bu güne kadar yayınlanmış 150’ye yakın şarkı formundaki besteleri, Popüler Türk Müziği yorumcuları ; Cem Karaca;Sertab Erener , Kıraç, Haluk Levent, Ahmet Özhan, Bülent Ersoy, Funda Arar, Mahzun Kırmızıgül, Ali Şan tarafından seslendirildi. Çağdaş Türk Şiirinin ünlü şairi Atilla ilhan’ın son şiir albümünün (An Gelir) müziklerini yazdı. Ünlü yönetmen Atıf Yılmaz’ın ‘’Güllü’’ adlı tiyatro oyununun müziklerini yaptı. Bir çok TV filmi ve dizi müzikleri yaptı.

Samanyolu TV’de yayınlanan “Boşanmak İstemiyorum” isimli televizyon programının müzikleri yapan Yücel Arzen’in, programla aynı ismi taşıyan “Boşanmak İstemiyorum (Yarim Yarim) şarkısı 2008 yılının internette en çok aranılan ve dinlenen şarkısı oldu. Bu projede Yücel Arzen’le düet yapan Devrim Gürenç, duru sesi ile müzik severlerin kalbini fethetti.

Anadolu Ateşi Dans Topluluğu- Mustafa ERDOĞAN ile 08 Nisan 2008 tarihinde İstanbul’da Dünya prömiyerini gerçekleştiren TROYA adlı müzikal dans gösterisinin müziklerini yazdı. Yücel Arzen bu topraklardaki ezgileri başarıyla harmanladığı müziklerle, TROYA adlı eserde yalnızca Türkiye’nin değil Djiwan GASPARYAN ( duduk ), George ZAMFIR (panflut ), Vassilis SALEAS ( klarinet ) gibi dünyanın en ünlü müzisyen virtüözleri ile çalıştı. Eseri orkestra şefi Adama KLEMENS ve koro şefi Miriam NEMCOVA yönetiminde Çek Cumhuriyeti Prag Flarmoni Orkestrası ve Korosu seslendirdi.

Yıldırım Caner Kimdir? Biyografisi

O bir şair, O bir virtüöz o ünlülerin bestekarı yüreqindeki müzk aşkı çocuk yaşlarda başlayan Yıldırım Caner piyano eqitimi almış ilk bestesini 16 yaşında yapmıştır.1987 yılında ''Hatırası Var'' isimli albümü ile şöhreti yakalayan Yıldırım Caner bu albümü ilk çıktığında bir buçuk milyon satmıştır ve o eski albüm hala satmaktadır.

Müzik Magazin dergisinin yapmış olduğu yarışmada yılın ümit veren taverna sanatçısı seçilmiş ve daha bir çok ödüllere layık görülen Yıldırım Caner'in besteleri ve şarkı sözleri İbrahim Tatlıses, Gülden Karaböcek, Hüseyin Altın, Neşe Karaböcek, Nejat Alp, Arif Susam, Tuncay Tuncel, rahmetle andığımız Atilla Kaya, Güllü, Kibariye, Nuray Hafiftaş, Çılgın Sedat, Suat Sayın, Hasan Keşkek, Mehmet Öndül, Nevzat Soydan, Ceylan, Mahsun Kırmızıgül, Emrah, Müslüm Gürses ve daha adını sayamadığımız bir çok ünlü sanatçılarımız tarafından okunmuştur.

Yurt içi ve yurt dışı konserlerinde hayranlarıyla hasret gideren Yıldırım Caner'in son albümü ruh ikizi Ati Müzik etiketiyle müzik marketlerde yerini almıştır.Ailesine ve gerçek dostlarına düşkün olan Yıldırım Caner'in Ozan ve Özgün adında 2 çocuğu vardır.

Yusuf Güney Kimdir? Biyografisi

Yusuf Güney (d. 5 Haziran 1984, Trabzon) Türk pop şarkıcısı ve söz yazarıdır.

5 Haziran 1984 yılında Trabzon'da dünyaya gelen şarkıcı, aslen Gümüşhane, Pekün'lüdür. İlk albümünü piyasaya sürmeden önce Londra'da yaşamaktaydı. Londra'da bir şirkette pazarlama müdürlüğü yapan Güney, 4 yıl önce Türk pop müzik sanatçısı Rafet El Roman'ın Londra'da verdiği bir konserinde sanatçıyla tanışmasıyla müzik dünyasına ilk adımlarını atmıştır. O günden beri beste çalışmalarını hızlandırmış ve en sonunda 2008 yılında ilk bestesi "Aşk-ı Virane" Rafet El Roman'ın 2008 tarihli albümü "Bir Roman Gibi"de kendine yer bulmuştur. Rafet El Roman ile bu şarkıda bir düete imza atan şarkıcı, bu parçaya çekilen video klipte de sanatçıya eşlik etmiştir. Şarkı oldukça başarılı olmuş ve Billboard Türkçe Top 20 Listesi'nde tam 17 hafta bir numarada kalmıştır. Ayrıca 2009 yılında düzenlenen geleneksel Kral TV Video Müzik Ödülleri'nde de bu şarkı "Yılın Şarkısı" seçilmiştir.

Şarkıcı, bu başarıların neticesinde ilk albümünü Rafet El Roman'ın prodüktörlüğünde 12 Şubat 2009[2] tarihinde Hüseyin Emre'nin sahibi olduğu Emre Plak'tan çıkarmıştır. Albümün ilk video klibi sözü ve müziği Rafet El Roman imzası taşıyan "Heder Oldum Aşkına"ya çekilmiş, bu şarkı Billboard Türkçe Top 20 Listesi'nde en yüksek olarak 2 numaraya kadar yükselmiş, Avrupa Radyo Listesi'nde de 99 numarada yer almıştır. Mayıs ayında ise albümün ikinci video klibi olarak radyolarda çok sık çalınan parçalardan, sözü ve müziği şarkıcının kendisine ait olan "Aşkım Aşklarından Bulasın" seçilmiş ve bu şarkı da en yüksek olarak 6 numaraya yükselmiştir. Şarkıcının 10 parçadan oluşan 2'inci albümü "Aşka İnat" 3 Mayıs 2010'da yine Emre Plak'la çıkmıştır. Annesi Seher Güney, Ablası Tuğba Güneydir...

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Yavuz Bingöl Kimdir? Biyografisi


 7 Ekim 1964'te İstanbul'da doğdu. 1972'de Konya Karapınar Kayalı İlkokulu'nda devam eden sanatçı, arkasından İstanbul Halkalı'da aynı sınıfın ikinci dönemini okudu. 1974 yılında Ankara Malazgirt İlkokulu'na geçti. 1975'te burayı bitirerek, Mehmet Akif Ortaokulu'nda eğitimine devam etti. Çocukluk yıllarında dedesinin Kurtuluş Savaşı'ndaki, babasının Harp Okulu'ndaki

anılarından etkilenerek çocukluğunda hep asker olmak istemesine rağmen, annesinin etkisiyle müziğe kayan ilgisi, onu ortaokulu ikinci sınıfta bırakarak Ankara Devlet Konservatuvarı Korno-Piyano Bölümüne iyi bir dereceyle girmesini sağladı. Yavuz Bingöl, İzmirli müzisyen arkadaşı Nihat Aydın ile birlikte Grup Umuda Ezgi'yi kurarak yedi yıl müzik yaptı. Bu süreçte on beşe yakın

besteye imza atan Bingöl, 1995 yılında Grup Umuda Ezgi'den ayrılarak kendi müziğini yaratmak üzere çalışmaya başladı ve'Sen Türkülerini Söyle'adlı ilk albümünü hazırladı. Daha sonra'Üşüdüm Biraz'albümü ile yine başarıyı yakaladı. 2000 yılının sonunda Almanya'da gerçekleşen bir konser için UNESCO tarafından barış elçisi seçildi. Farklı sinema filmlerinde rol alan sanatçı, en son 'Üç Maymun'adlı filminde başrol oynadı.

Zeynep Oral Kimdir? Biyografisi

İstanbul'da doğdu. İzmir Amerikan Kız Lisesi ve Paris Yüksek Gazetecilik Okulu'nu bitirdi. Sorbonne Üniversitesi Tiyatro Araştırmaları Enstitüsü'ne devam etti. 1968 yılından 2001 yılına kadar Milliyet Gazetesi'nde çalıştı. 1972'de arkadaşlarıyla birlikte Milliyet Sanat Dergisi'ni kurdu. Gazeteci olarak, insan hakları, kadın sorunları ve gezi yazılarıyla, araştırma dizi yazı ve seri röportaj dallarında sayısız ödül kazandı. 2001'den beri Cumhuriyet Gazetesi'nde yazmaktadır.

Türkiye Tiyatro Eleştirmenleri Birliği, Nazım Hikmet Vakfı, Türkiye - Yunanistan Dostluk ve Barış Derneği, KA-DER (Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği), Ana - Kültür Vakfı, "WINPEACE" (Türkiye ve Yunanistan Kadınları Barış Girişimi) gibi kuruluşların kurucularından. Bunların yönetiminde görev aldı. Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi.

Yayınlanmış 15 kitabı vardır. Bunlardan dördü "Katmandu'dan Meksika'ya", "Kara Sevda", "Bu Cennet Bu Cehennem", "Uzak Doğu'm" (Tümü Doğan Yayıncılık) gezi kitaplarıdır.

Zara Kimdir? Biyografisi

Zara, 15 Ocak 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Küçük yaşlarda müziğe olan tutkusu dikkat çekti ve ailesi ile yakın çevresinin desteğiyle bir amatör kaset yaparak müziğe ilk adımını attı.

O yıllarda Milliyet Gazetesi Halk Müziği Yarışması açmıştı. Zara, 1991 ve 1993 yıllarında yapılan bu yarışmalara katılarak Türkiye birincilikleri kazanma başarısı gösterdi.

Daha sonra İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Şan Bölümü'nde müzik eğitimi almaya başladı.
1996 Yılında TRT'nin açtığı "Yetişmiş Ses Sanatçısı Sınavı"nı kazanarak TRT İstanbul Radyo Türk Halk Müziği Akitli Ses Sanatçısı olarak görevine başladı. Ertesi yıl Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen "Yunus Emre Müzikal"inde oyuncu ve solist olarak sahne aldı.

Artık Zara kendini yetiştirmiş, profesyonel anlamda bir albüm çalışması yapmaya hazır hissetmeye başlamıştı. Çevresindekilerin ısrarı üzerine, kendisini 1998 yılında hazır hisseden Zara, 10 yaşından beri kendisini tanıyan Ali Osman Erbaşı'nın müzik yönetmenliğini yaptığı ilk albümü "Avuntu"yu büyük bir mutlulukla tamamladı. O yıldan bu yana da başarılı albümler çıkarmaya devam ediyor.

Zara müzikten farklı olarak ayrıca "Eylül Fırtınası" ve "Deli Yürek-Boomerang Cehennemi" isimli sinema filmlerinde oyunculuğunu sergilemiştir.

Zehra Bilir Kimdir? Biyografisi

Zehra Bilir (d. 1913, Arapgir, Malatya - ö. 2 Temmuz 2007, İstanbul), "Türkü Ana" lakabıyla anılır gerçek adı: Eliz Surhantakyan.[1] Halk Türküleri ses sanatçısı.

1943'te radyo aracılığıyla sesini duyurmuştur. 1944'te halk türkülerini sahne üzerinde ilk kez okuyan türkücüdür. 1930'larda Darülbedayi'de balerin olarak çalışan Zehra Bilir, fark edilen müzik yeteneğini yönlendirmek amacıyla besteci ve kanun sanatçısı Artaki Candan'dan ve Hüseyin Sadettin Arsel'den dersler aldı.

Sanatçı; sahneye şalvar, çarık gibi giysilerle çıkması ve özellikle elindeki mendili sallamasıyla ve türküleri yörelerine ait otantik özellikleriyle okumasıyla büyük ilgi toplamıştır. Birçok türkü derlemesi de yaparak Türk halk kültürüne büyük katkıda bulunan Zehra Bilir, 1952 senesinde, ardında pek çok plak bırakarak müzik hayatından çekilmiştir. 2 Temmuz 2007 de 94 yaşında vefat etti.

30 Haziran 2013 Pazar

Ziynet Sali Kimdir? Biyografisi

29 Nisan 1975'te Kıbrıs'ta doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Kıbrıs'ta tamamladı. Çocukluğundan beri ilgi duyduğu müzik yolculuğuna ilk adımı 1991 yılında KKTC Kültür Bakanlığı TSM Korosu'nda attı. 1995 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuvarı sınavlarını kazanarak Türk

Sanat Müziği Bölümünde öğrenim görmeye başladı. 1999 yılında dördüncülükle mezun oldu. İlk solo albümü 2000 yılında yayınlandı. 2003 yılında yayınlanan ve Kıbrıs'ta'Yılın Sanatçısı Ödülü'nü aldığı 'Amman Kuzum'isimli albümü ile uzun süre listelerde yer alan sanatçı, 2006 yılında

üçüncü solo albümü'Mor Yıllar'ı yayınladı. Albümlerinde yer verdiği Türkçe-Yunanca cowerlar ile Yunanistan müzik dinleyicisinin de dikkatini çeken sanatçı, Yunan televizyon, radyo ve gazetelerinin davetlisi olarak birçok kez televizyon ve radyo programlarına katıldı. Atina, Selanik gibi şehirlerde konserler verdi. Sanatçının 2008 yılı Kasım ayında yayınlanan'Herkes Evine'isimli son albümü Türkçe ve Yunanca olmak üzere iki CD'den oluşmaktadır.

Zerrin Özer Kimdir? Biyografisi

Şarkıcı Zerrin Özer 4 Kasım 1958 tarihinde Ankara'da doğdu. Tülay Özer'in küçük kardeşidir. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara'da tamamladı.

1975 yılında katıldığı TRT yarışmasında birinci oldu. İlk plağı olan “Bizler ve Sizler - Yalvarırım" adlı 45'liği 1976 yılında Kent Plak tarafından yayınlandı. Takip eden dönemde, Türkiye'nin en ünlü orkestrası, İstanbul Gelişim Orkestrası ile caz ve dans müziği yaptı.

1979 yılında Esin Engin aranjeli, sözlerinde ve müziğinde Orhan Gencebay'a ait 'Gönül' ile patlama yaptı. Son 45'liği "Gönül - Yaman Olurum" ile Altın Plak ödülünü almaya hak kazandı.

1980 yılında ilk albümü "Seni Seviyorum" adıyla piyasaya çıktı, onu aynı yıl içersinde "Sevgiler" izledi. 1982 yılında, Paris'te, Eyfel Kulesi'nde, 'Binbir Gece' adı altında Türkiye'yi tanıtıcı konserler verdi. Bir yıl sonra Paris'teki Olympia'da bir resital için sahneye çıktı.

1981 yılında "Ve Zerrin Özer" albümüyle arabeske yöneldi. 1982'de "Gelecek Misin?", 1984'te "Mutluluklar Dilerim", 1985'te "Evcilik Oyunu" ve "Kırmızı" adlı albümleri çıktı. “Kırmızı” albümünde "Eminem" ve "Dom Dom Kurşunu" şarkılarını "İntuv Ene" ve "Merhaba Ya Habeyip" adlarıyla Arapça seslendirdi. 1987 yılında "Dayanamıyorum" adlı albümü çıktı. Ertesi yıl çıkan "Dünya Tatlısı" albümüyle (ilk CD'si) yeniden pop müziğine dönüş yaptı.

1990 yılında çıkan "İşte Ben" albümüyle “En iyi albüm” ödülünü kazandı. Aynı yıl müzisyen Alper Önal'la evlendiyse de ertesi yıl boşandı. 1991 yılında "Sevildiğini Bil" albümü yine çok sattı ancak ertesi yıl çıkan "Olay Olay" albümü beklediği ilgiyi görmedi. Trafik kazasından ölen Kerim Tekin ile düet yaptı ve aşk yaşadı.

1996 yılında "Zerrin Özer" albümüyle müziğe dönen sanatçı, ertesi yıl "Zerrin Özer 97" albümünü çıkardı. 2000 yılında yaptığı "Bir Zerrin Özer Arşivi" best of albümüyle ikinci kez “En iyi albüm” ödülünü kazandı. 2001 yılında yine eski şarkılarından oluşan "Ben" çift CD&MC olarak piyasaya çıktı. Ertesi yıl yaptığı "Ölürüm Ben Sana" albümü beklediğini veremese de, 2005 yılında yaptığı "Ve Böyle Bir Şey" türkü-caz albümüyle beklenen ilgiyi gördü. Bu albümü de Altın Plak'la ödüllendirildi.

Zeynep Doruk Kimdir? Biyografi

İtalyan Lisesi’ni bitirdiken sonra, Roma’da bulunan “La Sapienza” üniversitesinin Edebiyat Fakültesi’nde iki sene boyunca Müzik ve Gösteri Sanatları eğitimi almıştır. İki yıl sonra Türkiye’ye dönen Zeynep Doruk 2005 yılında Attila Özdemiroğlu, Uğur Başar ve Garo Mafyan’ın önderliğindeki İstanbul Gelişim Orkestrası ile çalışmaya başlamıştır ve bu grubun solistliği görevini üstlenmiştir. O yıl, Show TV’de yayınlanan Hayat Bilgisi dizisinde Aslı karakterini canlandırmıştır. Daha sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girip “Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi” okumayı seçmiştir. Halen İstanbul Gelişim Orkestrası’nın solistliğini yapmaktadır ve ATV’de yayınlanmakta olan Sessiz Gemiler dizisinde Ceren’i canlandırmaktadır.

2009 – CSİ Canını Sevdiğimin İstanbul`u

2007 – Sessiz Gemiler : Ceren

2003 – Hayat Bilgisi : Aslı
Zeynep Doruk Doğum Yeri : İstanbul
Doğum Tarihi : 1984
Eğitimi : Lisans
Şarkıcı, oyuncu

Hüsnü Şenlendirici Kimdir? Biyografi

Türkiye’de klarnetin ustası denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan Hüsnü Şenledirici 5 yaşında klarnet çalmaya başladı.

1976 yılı Bergama doğumlu Hüsnü Şenlendirici,
müzikal geleneğe sahip bir ailenin çocuğudur. Dedeleri Hüsnü Şenlendirici (klarnet, trompet), Fahrettin Köfteci (klarnet), babası Ergün Şenlendirici (trompet) gibi müzikal bir geleneğe sahip bir ailenin üyesi olan Hüsnü de 5 yaşında klarnet çalmaya başlar. Özellikle 12 yaşına kadar Ege ve Anadolu’nun çeşitli kültürleriyle müzikal yolculuğa çıkar.

1988′de İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği
Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitim Bölümü’ne girer, 4 yıl sonra okuldan ayrılır. Vurmalı çalgılar ustası Okay Temiz’in o yıllardaki
“Magnetic Band” grubu ile çalmaya başlayan Hüsnü, grupla birlikte yüzlerce festivalde Türkiye’yi temsil eder. O sırada, dünyaca ünlü “Embrio”
grubunun albüm kaydında çalar ve birlikte turneye çıkarlar. Aynı zamanda, babası Ergun Şenlendirici’nin 6 kişilik grubu Laço ile
yurtdışında birçok önemli festivallere de katılan Hüsnü, profesyonel müzik yaşamını böylece zenginleştirir.

Zülfü Livaneli Kimdir? Biyografisi

Zülfü Livaneli, (d.20 Haziran 1946, Ilgın), Türk özgün müzik sanatçısı, senarist, politikacı, yazar ve yönetmen.

Tam adı Ömer Zülfü Livanelioğlu’dur. Ömer ismini baba tarafından büyük dedesinden, Zülfü ismini ise dedesinden almıştır. Soyadı ise baba tarafından dedesinin dedesi Yusuf Ağa'nın yaşadığı yer olan Livane Sancağı'ndan(Artvin) gelmektedir. TED Ankara Koleji mezunudur. Daha sonraki tarihlerde ABD Fairfax Konservatuarı'nı bitirmiştir. Zülfü Livanelioğlu bağlama çalmayı teyzesi Nazmiye (Türeli) Yücel'in eşi olan eniştesi Turhan Yücel'den Ilgın'da yaşadığı yıllarda ve yaz tatillerinde öğrendiğinde, eniştesi Turhan bey'in hayatını değiştirecek bir sermayeyi kendisine hediye ettiğinden haberi yoktu.

Zülfü Livaneli, müziği ile birçok ulusal ve uluslararası ödül aldı ve eserleri Joan Baez, Maria Farandouri, Maria del Mar Bonet, Leman Sam gibi onlarca yerli ve yabancı sanatçı tarafından yorumlandı. Kültür, sanat ve politika alanında Türkiye’nin önemli isimlerinden birisi olan sanatçı, sanat yaşamı boyunca 300'e yakın besteye ve 30 film müziğine imzasını attı. Türkiye'den ansızın ayrılarak İsveç'e sürgün yıllarında bulaşıkçıklık dahil muhtelif işlerde çalışan Livaneli'nin en büyük arzusu bir gün Türkan Şoray ile tanışabilmek ve o zaman Türkiye'de suçlanan kişilerin uğrak yeri haline gelen İsveç'te bulunan ünlü yazar, gazeteci veya şairlerle karşılaşabilmekti.

Bugüne kadar dört uzun metrajlı film yönetti: "Yer Demir Gök Bakır", "Sis", "Şahmaran" ve "Veda". Valencia Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ve 1989'da Montpelier Film Festivali'nde "Altın Antigone" ödülüne layık görüldü. "Sis", "En iyi Avrupa Film Ödülü"ne aday gösterildi. Sanatçının filmleri Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre, ve Japonya'da gösterime girdi ve BBC, WDR, İspanya, Kanada ve Japon televizyonları gibi birçok televizyon şirketine satıldı.

Ekim 1986'da Cengiz Aytmatov'un daveti üzerine Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller ve diğer ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Kırgızistan ve daha sonra Wengen, Granada ve Mexico City'de toplanan Issyk - Kul Forumu'nda yer aldı.

Livaneli, Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov gibi ünlü kişilerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulundu.

1996 yılında Paris’te merkezi bulunan UNESCO (Birleşmiş Milletlerin Eğitim Kültür Bilim Kurulu) tarafından büyükelçilik verilen sanatçı Livaneli, 1978 yılında yaptığı "Nazım Türküsü" adlı albümde Nazım Hikmet'in şiirlerinden bestelediği şarkıları bir araya getirdi.

"Arafatta bir çocuk", "Geçmişten Geleceğe Türküler", "Sis", "Orta Zekalılar Cenneti", "Diktatör ile Palyaço", "Sosyalizm öldü mü", "Engereğin Gözündeki Kamaşma" ve "Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm" ve "Mutluluk" ve Leyla'nın Evi kitaplarının yazarı olan Livaneli, hâlen Vatan Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir. Sanatçı uluslararası kültür çevrelerinde tanınmakta ve saygı görmektedir.

Ömer Zülfü Livaneli Ülker Hanım'la evlidir ve bir kızı vardır. Kızı Aylin Livaneli eğitimi ve yaptığı pek çok işten sonra müzik ile ilgilenmiş. 5 albüme imza atmıştır. Müziğe ara veren Aylin Livaneli şuan yurt dışında ekonomi üzerine eğitim almaktadır.Yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Livaneli vejeteryandir.

19 Mayıs 1997 tarihinde, Ankara Hipodrom meydanında verdiği konsere 500.000 kişinin katılmasıyla Türkiye'nin en büyük konserini gerçekleştirme ünvanını kazanmıştır.

Zeki Müren Kimdir? Biyografisi

6 Aralık 1931, Bursa 'da doğdu. Türk Sanat Müziği sanatçısı.

Bursa’da başladığı orta öğrenimini İstanbul’da Boğaziçi Lisesi’nde tamamladı. İstanbul’da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen atölyesinden mezun oldu. Desen çalışmalarını öğrencilik yıllarından başlayarak pekçok kez sergiledi.

Zeki Müren, Bursa’da tamburi İzzet Gerçeker’den aldığı solfej ve usül dersleriyle musiki bilgileri öğrenmeye başladı. 1949'da, Boğaziçi Lisesi’nde okurken Agopos Efendi (sinema yönetmeni ve senaryo yazan Arşavir Alyanak’ın babası) ile udi Kirkor’dan aldığı derslerle de musiki eğitimini sürdü. Daha sonra fasıl musikisini iyi bilen ve geniş bir repertuvarı olan Şerif İçli’den çeşitli eserler meşk etti; Refik Fersan’dan, Sadi Işılay’dan, Kadri Şençalar’dan yararlandı.

1950'de sınavla İstanbul radyosu’na girdi. İstanbul radyosunda 1951'de, canlı olarak yayımlanan bir programda ilk radyo konserini verdi ve bu konseri çok beğenildi. Bundan sonra Türkiye radyolarında düzenli olarak okumaya başladı. Radyo programları on beş yıl sürdü, bunların çoğu canlı yayın programlarıydı. Müren bundan sonra kendini daha çok sahne ve plak çalışmalarına verdi. Alışılmış kalıpları zorlayan elbiseleri ve sahne davranışı ile halkın ilgisini sürekli olarak üstünde tutmayı başardı.

Zeki Müren 600'ü aşkın plak ve kaset doldurdu. Plağa okuduğu ilk şarkı Şükrü Tunar’ın “Bir muhabbet kuşu” güfteli şarkısıdır. Müren 1955'te “Manolyam” adlı şarkısıyla Türkiye’de ilk kez verilen Altın Plak Ödülü’nü kazandı.

Zeki Müren Türkiye’de en çok konser veren ses sanatçısıdır. Bir yılda yüz konser verdiği dönemler olmuştur. Kendisine ’sanat güneşi’ ünvanı verilmiştir. Yabancı ülkelerde de birçok konser vermiştir.

İki yüz dolayında şarkı besteledi. On yedi yaşındayken bestelediği “Zehretme hayatı bana cânânım” mısraıyla başlayan acemkürdi şarkı bestelediği ilk şarkıdır. “Şimdi uzaklardasın gönül hicranla doldu” (suzinâk), “Manolyam” (kürdilihicazkâr), “Bir demet yasemen” (nihavend), “Gözlerinin içine başka hayal girmesin” (nihavend) güfteli şarkıları sık sık okunan, en sevilen şarkılarıdır. Müren bu şarkıları plaklara da okumuştur.Unutulmaz Maksim Gazinosu sahnelerinde aralıksız 11 yıl Behiye Aksoy ile dönüşümlü olarak sahne almıştır.

Zeki Müren 1954'te Beklenen Şarkı adlı filmde sinema oyunculuğuna başladı. Büyük bir ticari başarı kazanan bu filmden sonra şarkılarının çoğunu kendisinin bestelediği on sekiz filmde daha oynadı. 1955'te de Arena Tiyatrosu’nca sahneye koyulan Çay ve Sempati adlı oyunda da baş roldeki oyuncuydu. Ayrıca ‘Bıldırcın Yağmuru’ isimli bir şiir kitabı da vardır.

Zeki Müren kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı yüzünden 1980'den sonra sahne hayatından ve musikiden uzaklaştı. Bodrum’daki evine kapandı, münzevi bir hayat yaşadı. 24 Eylül 1996 Çarşamba günü, TRT İzmir Televizyonu’nda kendisi için düzenlenen tören sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu. Cenazesi görülmemiş bir halk kalabalığının katılmasıyla büyük bir törenle kaldırıldı. Mezarı, doğum yeri olan Bursa’da Emirsultan mezarlığındadır.

Vasiyetinde mirasının en büyük bölümünü Mehmetçik Vakfı’na bıraktı.